Acısız Acz

 

Acısız Acz

 

    İnsan ruhuna (başka kelime bulamadığımdan 'ruh' kelimesini kullanıyorum; mamafih ruhun
bütünsel kavramı beni aşar) kibir ağır gelir, taşıyamaz. Kibir üzerine ağırlığını koydukça eğrilir, büküm büküm olup, biçimsizleşir. Yüze çirkin bir ifade, tavırlara itici bir hava bulaşır. Bu yüzden insanın tevazuyu öğrenmesi, yaşayarak hayatına kazandırması, benliğine sindire sindire katarak yoğurması gerekir, ki ruhu kulak memesi kıvamında olsun.

 

     İşte bence kulluk kavramı bu oluşumu elde etmek için en gerekli unsur, kaçırılmaması gereken bir fırsattır. Rafta hep durur, ama çoğumuzun malzeme listesi bu unsuru taşımadığı için eksiktir.

 

     Kulluk tevazuyu uygulamak için bir fırsattır çünkü tevazuyu en güvenli, en risksiz şekilde onunla gerçekleştirebiliriz. Allah'ın kapısında debelene debelene yalvarabiliriz, çocuklar gibi sızım sızım sızlayabiliriz. Tüm zayıflığımızı ortaya koyarız da bizi geri çevirmez; asla küçümsemez, zayıflığımızdan yararlanmak Onun (tabir caiz ise) kitabında yoktur.

 

     Onun huzurunda aczimizi güvenle itiraf eder, kontrol edemediğimiz şeylerin yükünü bir secdede boşaltıveririz seccadeye. Ruhumuz hafifler, yükselmeye elverişli olur. Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) dememiş mi idi, “Kim Allah için tevazu gösterirse, Allah onu yüceltir. Kim de kendini beğenip kibir gösterirse, Allah onu alçaltır.”diye?



 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !